“Süt İneklerinde Metabolik Profil”

Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Dr. Mustafa ULUDAĞ’ın “Süt İneklerinde Metabolik Profil” Konulu Makalesi.

Süt İneklerinde Metabolik Profil
Son 50 yıldır süt ineklerinde ki ıslah çalışmaları verimlilikleri artırmasıyla beraber metabolizmayı da hassaslaştırmış ve her türlü metabolik hastalıklara da açık hale getirmiştir.
İneklerin verimliliğinin artması ve devamlılığında metabolik değerlerin kontrol altında olması hedeflenmelidir.
Metabolik değerler süt verim dönemleri ve kuru döneme göre alt ve üst referans değerler olarak tabloda verilmiştir.

Tabloda da görüldüğü gibi süt ineklerinin doğum yaptıktan sonra kuru dönemde dahil kan parametrelerinin referans değerlerinde önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bunun en önemli nedeni süt verim dönemlerinde ve kuru dönemde hayvanların metabolizmalarında olan değişikliklerdir. Hayvanlar doğum yapınca anneliğin verdiği içgüdü ve kuru dönemde dinlenmiş olmanın etkisiyle en yüksek süt verimine çıkar. Süt yapıcı hormonların en yüksek salındığı ama buna karşılık gebelikten dolayı anarahminin, sindirim sistemi organlarına yapmış olduğu basınçtan da kaynaklanan rumen ve diğer mide gözlerinde ki küçülmeyle yem tüketiminin sınırlı olması, süt ineklerinin negatif enerji dengesinden dolayı zayıflamasına neden olur. Alınan enerji az, süt verimiyle tüketilen enerji çok olur. Bunun için her dönemde metabolizma da farklılıklar vardır. Hayvanlarımızı beslerken her dönem için en az 3 tane hayvandan kan alınıp metabolik profiller değerlendirilip rasyonlar düzeltilmelidir.
Örnek verilecek olursa dönemlerdeki glikoz düşüklüğü, rasyonda kolay sindirilebilir karbonhidrat azlığı olabildiği gibi rasyonda protein fazlalığı da olabilir. Bu durumlarda muhtemelen BHBA(keton cisimcikleri) yüksektir. Rasyon hemen nişasta bakımından kontrol edilmelidir. Glukoz fazlalığı da tam tersi gibi düşünülebilir, ancak glukoz çok fazla ise diabetüs mellütüsü de göz ardı edilmemelidir. BHBA, fazlalığı rasyon enerji düzeyinin eksik olmasından kaynaklandığı gibi başka bir hastalığında semptomu olabilir. Düşüklüğü genelde görünmez.
Kolesterolün çok aşırı yükselmesi belki rasyondaki yağların bileşimlerinden kabul edilse de genel olarak ırk özelliğiyle de alakalı olabilir. Süt verimi yüksek hayvanlarda genelde standartın üzerinde çıkmasında sorun yoktur.
BUN(üre) değeri çok önemlidir. Normal sınırlarda olması enerji protein balansının iyi olduğu anlamını verir. Yüksekliği ya rasyonda NPN lerin fazlalığı veya enerji açığı olduğu anlamına gelir. Rasyon yeniden değerlendirilmelidir. Düşüklüğü ise ya rasyon enerjisi fazladır ya da rasyon proteini düşüktür.
Albümin yüksekliği daha çok dehidrasyon(aşırı su kaybı) olaylarında görülür. Burada da hayvanların ya sudan uzak kalması ya da herhangi bir enfeksiyöz hastalığa bağlı ateş yükselmesiyle baraber su kaybına da sebep olabilir. Albümin düşüklüğü ise rasyon protein düzeyi düşüktür ya da böbrek rahatsızlıklarına bağlı alınan proteinin idrarla atılımı demektir.
Protein fazlalıkları, rasyon proteinin fazla olması veya rasyon enerji düşüklüğü olabildiği gibi bunlara sebep olabilecek hastalıklar da değerlendirilmelidir.
AST fazlalılığı, karaciğerin veya bazı organların toksinlere maruz kalması veya karaciğeri etkileyen enfeksiyonlara bağlı olabilir. AST düşüklüğü pek fazla önemli değildir.
GGT, Karaciğerin, özellikle ketozis gibi metabolik rahatsızlıklarında ve safra yolları tıkanmalarında yükselir. Rasyon ayarlanmalıdır. Genelde düşüklüğü pek görünmez.
Kalsiyum, fosfor ve magnezyumun kandaki değerlerine bakılıp referans aralıklarında değişimlere göre rasyon ayarlanmalıdır.

Hayvancılığın fazla miktarda yapılan Ülkelerin pek çoğunda meraların kaliteli, her mevsimde ve çok olması damızlık düve yetiştiriciliğinin ekonomik olması nedeniyle hayvanlardan alınabilecek en yüksek süt verimi alınır. ABD’de 2. Laktasyondan sonra genelde hayvanlar kesime gider. Sebebi büyüme hormonu kullanıp çok yüksek süt verimi almaktır. Bizim Ülkemizde hormon kullanımı yasaktır ve düve maliyetlerimiz yüksektir. Biz damızlık düve büyümesini daha çok pahalı olan kesif yeme dayalı yaptığımız için hayvanlarımızı daha çok yaşatmalıyız. Son yıllarda kurulan büyük kapasiteli işletmelerimizde teknik elemanlarımız yeterince çalışmaktadır, umarım bu yazıyı okuyan arkadaşların bundan sonra işletme hayvanlarından her bir grubundan belli peryotlarda kan alınıp metabolik profillerini belirleyip rasyonlarını düzenlerler.
20 baş ve üstü işletmelerde de Veteriner hekim arkadaşlar belli aralıklarla kan alıp metabolik profillerini değerlendirip referans değerlerin dışında olan grupların, rasyonları tekrar düzeltilmelidir.

Dr. Mustafa ULUDAĞ
Veteriner Hekim
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı
Yönetim Kurulu Üyesi