CENGİZ ALDEMİR’İ ANMA

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı’nın organizasyonu ile, Türk-İslam Ülküsü davasına hizmeti şiar edinmiş
değerli dava ve gönül insanı, mütefekkir, araştırmacı-yazar, vakfımızın başkanlarından merhum Cengiz ALDEMİR 28 Ekim 2017 Cumartesi saat 11.de Ankara-Karşıyaka da mezarı başında anıldı.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı Başkanı sayın Ali EROĞLU’nun konuşmasından sonra Kuran’ı Kerim okunarak dualar yapıldı.

Mezarlıktan sonra    Yenimahalle’deki Tarım Camiinde saat 12.de Mevlit-i Şerif okundu. Öğle namazını müteakip yemek ikramında bulunuldu.

Sevgi ve özlem dolu anların yaşandığı anma programına ailesi, yakınları ve çok sayıda seveni iştirak etmiştir.

Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz.

Cengiz ALDEMİR dostumuza Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyoruz. Kabri nur, mekânı cennet olsun.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı

Yönetim Kurulu

 

 

CENGİZ ALDEMİR’İ ANMA TOPLANTISINDA VAKIF BAŞKANI SAYIN ALİ EROĞLU’NUN KONUŞMASI 

Uzaktan yakından buraya bu anlamlı mekana teşrif eden vefalı ve çok değerli gönül dostlarımız Türk Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı Yönetimi , Aldemir ailesi ve Şahsım adına hepinize şükranlarımızı sunuyoruz. Yüce Rabbim sizlerden razı olsun, dualarımızı kabul buyursun inşallah.

              Değerli dostlarım takdir edersiniz ki bu mekanlar sözlerden ziyade hayatın nasıl yaşanıldığının anlam kazandığı, ebedi hayatın giriş kapısı, ebediyete yolculuğun başlangıç noktasıdır. İnsan hayatında sözler önemli mutlaka, ama kıymetli olan, değerli olan sözün hale yani yaşanmasına intikali olmuş, hal tamam değilse sözle menzile varmak mümkün olmamıştır.

            26 Ekim 2014 tarihinde Ebedi Alem’e yolcu ettiğimiz sözün ustası, halin cehd edeni dava arkadaşımız, dostumuz  Cengiz Aldemir kardeşimizi bir kez daha rahmetle, dualarla anarak görevimizi yerine getirmek üzere buradayız. Tekrar Cenab-ı Hak cümlenizden razı olsun.

             Cengiz Kardeşimiz, istikamet insanıydı. Doğruları söyledi, söylediklerini yaptı. O  kocaman bir camianın şahitliği ile, hayatı boyunca değerlerinden taviz vermeden Türk-İslam Ülküsüne hizmeti  gaye edinmiş, bu uğurda sağlığını da ihmal ederek hep çalışmış, her zaman hakkın ve haklının yanında olmuştur.

            Cengiz Aldemir’in yüreğinde vatanı vardı, milleti vardı, bayrak ve ezan vazgeçilmeziydi. Yüreğindeki iman, aşk, sevgi, vefa ve diğergamlıktı  O’nu farklı yapan.

            Değerli eşi ve  çocuklarının ifadesiyle; “ Bilenler bilir, vatanını ve milletini çok severdi. Bazen ailesinden daha çok sevdiğini düşündürtecek kadar çok âşıktı vatanına. Çoğu âşk gibi tek taraflıydı bu sevda ama olsun yine de çok severdi.”

            Değerli kardeşimiz, hayatını dünyevi  menfaatler üzerine değil  vazgeçemediği yüce değerler üzerine bina etmişti. Hak bildiğinden şaşmadı, menfaati  uğruna  eğilmedi, bükülmedi, doğruluktan ayrılmadı.

             O farklıydı, adının geçtiği yerde derin analizler, milli ve manevi  tefekkür, seviye, kalite vardı. Mazluma destek, haksızlığa  şiddetle itirazı vardı ve bu hiç değişmedi. Eğer biri duyarsa ki Cengiz Aldemir  bir yerlerde sohbet ediyor, kendi ifadesiyle mavra kesiyor. Sevinerek sohbetine katılmak için acele eder, belki programını değiştirir, kaçırırsa üzülürdü. Biz 40 yıl buna şahidiz.

             O tevazu insanıydı. Enaniyet  O’na  göre değildi  Devlet memurluğunda en üst düzeyde görev yaptı. Ülkesi ve insanı için çok uğraştı, önemli  kararlara imza attı. Başarılı çalışmalar yürüttü, TVHB Vakfı ile TVHB Merkez Konseyi  Başkanlığını yaptı. Daha başka görevlerde bulundu ama adı hep bizim Cengiz ya da Cengiz abiydi. Böyle anılmaktan da çok mutlu olurdu.

              Okul yıllarından bu yana ideolojik duruşu hiç ama hiç değişmedi. Fikri derinliği, izahtaki sadeliği, mücadeleci kişiliği, sohbetleri, konferansları, seminerleri, yazıları ile fikir ve gönül  dünyamıza  kazandırdığı  üç değerli kitabı ile etkilediği binlerce her yaştan insandı  O’nu değerli kılan. Cenab-ı Hak’kın Yüce Katında Sadaka-i Cariye olarak kabul görür İnşallah.

               Yine ailesi diyor ki; “ …..çok okurdu kitapları. Hepsini ayırt etmeksizin her bir kelimesine kadar okurdu. Sanki yakında bir sınava girecekmişçesine, ders çalışırmış gibi notlar alıp okurdu. Kitap aşığıydı demek yanlış olmaz yani.  Çünkü,  ölünce kendine ait bir tek kütüphaneler dolusu kitabı vardı. Başka da bir şey almamıştı kendine bir koca ömürde”.

             “Bildiklerini cömertçe paylaşırdı. Belki de bundan zevk almayı öğrenmişti yıllar boyunca. Cumartesi günü arkadaşlarıyla yaptığı sohbetleri meşhurdu. Emeklilik yıllarında tek hoşlandığı şeydi bu sohbetler. Kim bilir belki de bir çeşit özlem gidermeydi arkadaşlarıyla. Çok önemliydi dava arkadaşları onun için. Zor günlerden geçerken canlarını birbirlerine emanet etmişlerdi. Kardeşten öteydi çoğu onun için, O da çoğu arkadaşı için”.

            Sevgili oğlu Alper, bunu şöyle ifade ediyor.”Benim çoğu zaman anlamakta zorlandığım bu bağdı, belki de ölümünden bu yana bizleri hiç yalnız bırakmamalarının sebebi.”

            Sözü şöyle bağlayalım. Cengiz Aldemir gibi bir dava erini bu kısa zaman aralığında anlatamayız, kelimeler yetmez.  

            Değerli dostumuz seni özlüyoruz. İnsanlığını, mümtaz şahsiyetini, fikri derinliğini özlüyoruz. İsabetli öngörülerini, kişiliğindeki efendiliğini, tavırlarındaki inceliğini özlüyoruz. Her cumartesi vakıftaki sohbetlerini, senin tabirinle mavralarını  özlüyoruz.  Allah  sana gani gani rahmet eylesin, kabrin nur, makamın cennet olsun.

                                                                                                  Yönetim Kurulu Adına

                                                                                                         Ali EROĞLU

                                                                                                         Vakıf Başkanı

 

 

Alttaki bağlantıya tıklayınız:

http://xn--tvetvakf-0kb.org.tr/meslekte-iz-birakanlar/